Çoğu kurum yazılım projesine yanlış soruyla başlar: “Bunu kim yapar, kaça yapar?” Doğru soru şudur: “Bu iş gerçekten yazılımla mı çözülür, çözülürse hangi parçası önce?”
İkinci soruyu atlayan projelerin sonu bellidir. Bütçe biter, sistem yarım kalır, ekip yazılımı kullanmaz ve şirket eski Excel dosyasına geri döner. Ben bu noktaya gelmeden önce devreye giriyorum.
Danışmanlıkta ne yapıyorum
Yazılım danışmanlığı benim için soyut strateji sunumu değil; kararların yazıya dökülmesi işidir. Süreç şöyle işler:
1. Süreci sahada anlıyorum
Yöneticinin anlattığı süreçle sahada işleyen süreç neredeyse hiçbir zaman aynı olmaz. Şantiyede puantajı tutan kişiyle, otelde resepsiyonu kapatan kişiyle, depoda sayım yapan kişiyle konuşmadan yazılım tasarlanmaz. İlk iş, gerçek akışı çıkarmaktır.
2. Yazılıma ihtiyaç olmayan yeri ayırıyorum
Bir sürecin dijitalleşmesi her zaman doğru cevap değildir. Bazen tek ihtiyaç bir form değişikliği, bir yetki tanımı ya da iki departman arasındaki devir kuralıdır. Bozuk bir süreci yazılıma çevirmek, bozukluğu kalıcı ve pahalı hale getirir. Bu ayrımı yapmadan hiçbir geliştirme önermiyorum.
3. Yap / satın al / entegre et kararını veriyorum
Üç seçenek vardır ve üçünün de doğru olduğu durumlar farklıdır:
| Seçenek | Ne zaman doğru |
|---|---|
| Hazır ürün satın al | Süreciniz sektör standardına yakınsa, rekabet avantajınız o süreçte değilse |
| Özel yazılım geliştir | Süreç size özgüyse, rekabet avantajınız oradaysa, hazır ürünler sizi kendi kalıbına sokmaya çalışıyorsa |
| Mevcut sistemleri entegre et | Araçlar zaten var, sorun aralarındaki kopukluk ve elle veri aktarımıysa |
Çoğu kurum ihtiyacı olmadığı halde özel yazılım yaptırır ya da tam tersine, kendine özgü işini hazır bir pakete sığdırmaya çalışıp yıllarca acı çeker.
4. Gerçekçi bütçe ve sıra veriyorum
Yol haritası, “faz 1 / faz 2” yazan bir slayt değildir. Hangi modülün hangi ayda devreye gireceğini, o modül olmadan neyin çalışmayacağını ve her adımın ne kadar tutacağını içerir. İlk sürümde neyin kapsam dışı olduğunu da açıkça yazarım, kapsamı büyüten şey genellikle yazılmayan varsayımlardır.
Önce Kanıt Yöntemi
Danışmanlık verdiğim her işte aynı sırayı izliyorum:
- Netleştir: Süreç haritası, karar noktaları, ölçülebilir hedef. (1-2 hafta)
- Kanıtla: Gerçek veriyle çalışan bir prototip. Bütçenin büyük kısmı harcanmadan, sistemin işe yarayıp yaramayacağı görülür. (2-4 hafta)
- Kur: Üretim sistemi, entegrasyonlar, devreye alma. (8-16 hafta, kapsama göre)
- Devret: Dokümantasyon, ekip eğitimi, kaynak kodun ve sunucuların size ait olması. (sürekli)
Yöntemin tek amacı var: büyük parayı harcamadan önce kararınızın doğru olduğunu görmek. Yarım kalan projelerin çoğunda 2. adım hiç yaşanmamıştır.
Tedarikçi denetimi
Halihazırda bir yazılım firmasıyla çalışıyorsanız, sizin adınıza teknik denetim yapıyorum:
- Teklifteki iş kalemleri gerçekten o süreye ve bedele mi karşılık geliyor?
- Kaynak kod, veritabanı ve sunucular kimin mülkiyetinde?
- Teslim edilen kod devredilebilir durumda mı, yoksa tek kişiye mi bağımlı?
- Sözleşmede bakım, güvenlik ve veri taşıma maddeleri var mı?
Bu denetim, tedarikçinizi değiştirmek için değil; masaya eşit bilgiyle oturmanız için yapılır.
Kimlerle çalışıyorum
SeezSoft’un kurucu ortağı ve CEO’su olarak 2017’den bu yana inşaat, turizm, gıda, perakende, üretim ve lojistik sektörlerinde kurumsal sistemler kurduk. Danışmanlık verdiğim konuların hepsini aynı zamanda sahada uyguluyoruz, teoriden değil, devreye alınmış sistemlerden konuşuyorum.
Uygulama gerektiğinde genç ve hızlı bir ekiple çalışıyorum; ancak her işin başında ben varım. Analizi yapan kişiyle projeyi yürüten kişi aynı olduğunda, bilgi aktarımında kaybolan şey kalmıyor.
Sonraki adım
Ön görüşme ücretsizdir ve satış görüşmesi değildir. 30 dakikada sürecinizi dinler, size şu üçünden birini söylerim: bu iş yazılım istiyor, bu iş önce süreç düzeltmesi istiyor ya da bu iş sizin bütçenizle şu an yapılmaz. Üçü de dürüst cevaptır.